Menu

Değişim

Yazın yağan kar, kışın yazı aratmayan güneş, şiddetli yağmurlar, vakitsiz göç eden kuşlar…

Mevsimlerin bildiğimiz özellikleri değişiyor. Biz değişiyoruz, ardından dünya değişiyor… Yerküre bize uyum sağlayabilmek için değişiyor. Bizi daha çok desteklemek için değişiyor. Yerküre kendi ayarlamalarını yaparken bir çok şey değişiyor.

Yerküreyi bu değişime biz zorluyoruz. Bastığımız toprak canlı, her an bizimle iletişim halinde. Bizi izliyor ve enerjimiz değiştikçe hemen o da kendini ayarlamak için faliyete geçiyor. Doğa bizi dinliyor, biz onu pek dinlemesekte. Doğa her düşüncemize, her hareketimize duyarlı.

Sürekli gelişim içindeyiz, dolayısıyla değişim içindeyiz. Değişime direnmek ise hayata direnmek demek. Akıp giden hayata direnç göstermek boşuna. Olacak olan ne de olsa oluyor. Bir nehrin yönünü değiştirebilisiniz ama, o mutlaka sonunda denize akacaktır. Bu kadercilik gibi görünse de, hayata karşı pasif olmak gibi görünse de, aslında altında derin bir bilgelik yatıyor; kabul.

Kabul etmek, direnci bırakmak demek, öyle ise şimdi ne yapacağımıza bakalım demek, geçmişte olanları bırakıp şimdide olmak demek. Büyük resmi görebilsek felaket dediğimiz olaylara da kabul ile yaklaşır, anlayışla karşılardık. Çünkü olan herşey bizlerin düşüncesi ve hareketleriyle oluşuyor. Bunun kanıtı olarak, düşünce, söz ve sonunda realite ile düşündüğümüzü bile unuttuğumuz şeyleri karşımızda buluveriyoruz, değil mi? Tanrı’nın bize emanet ettiği bu bedenlerle, yine emanet olan dünyayı biz yoğuruyoruz düşüncelerimizle. Ne oluyorsa biz öyle düşündüğümüz ve böyle yaptığımız için oluyor. Eğer beğenmiyorsak sonuçları, o zaman demek ki öyle düşünmeyeceğiz, böyle yapmayacağız.

Değişime uğramış mevsimler, mevcut bitki örtüsü, nesli devam eden hayvanlar, kalan su kaynakları… Bizim düşünce ve danranışlarımız sonucunda onlar bu hale geldi. Eskisine göre değişikler. Bu bir sonuç, zincirleme devam eden, birbirini etkileyen ve bizim enerjimizle uyumlu olaylar. Değişime felaket olarak bakmayı bırakırsak onu anlayacağız. Biz öyle yaptık, onun için böyle oldu. Gücün kimde olduğunu bir anlasak ne güzellikler yaratacağız.

BİR’likte yaratacağımız güzel değişimlere,

İçimizdeki yaratana saygıyla,

Mine Erkan

www.mineerkan.com

 

1 Comments

  • Kadri KANPAK

    14/06/2020 at 13:13 Reply

    Zihnimdeki canlı kristalin görsel estetikten öteye yazınsal estetik ürününü okumak (özellikle başlangıç cümlesi) çok güzel, çok hoş duyguları hissettirdi. Blogger arkadaşıma süreklilik diliyorum. Sevgiyle

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *